induce

Kelime Tür Anlam Eş Anlam Zıt Anlam Sık Kullanılan
induce Verb ikna etmek, teşvik etmek, sebep olmak, uyarmak
inducement Noun ikna, yönlendirme, kandırma, teşvik, sebep, neden, rüşvet  
induction Noun ileri sürme, neden olma, tümevarım  
induce, inducement, induction
Örnek Cümleler (Veri tabanına kayıtlı toplam 7 örnek cümle bulundu.)

1 - Opium, a drug derived from the poppy, has been known since ancient times for its pain-relieving qualities and its ability to induce sleep.

2 - The government has introduced a lower minimum wage for those starting their first jobs in an effort to induce companies to hire more young people.

3 - The label on the package says that if the cleaning liquid is accidentally swallowed, you should induce vomiting, and go to a hospital immediately.

4 - The marine biologists discovered that by raising the temperature of the water, they could induce oysters to spawn not only in the summer but also in the fall, winter, and spring.

5 - Stem cell have been the main focus of healing therapy research because they can morph into new cells, and using a patient's own stem cells will not induce an autoimmune response.


Diğer cümleleri görüntülemek için üye girişi yapınız.

İletişim Formu

 

E-bülten Üyeliği

 

*Aylık kelime çalışmaları ve YDS tüyoları, YDS'ye özel soru ve kelime listelerini içeren bültenlerden haberdar olun.

**E-bülten aboneliğinizi iptal etmek için tıklayınız.