glamour

Kelime Tür Anlam Eş Anlam Zıt Anlam Sık Kullanılan
glamour Noun büyülemek, çekmek, etkilemek ; büyü, sihir, cazibe, çekicilik, göz kamaştırıcılık
glamorize Verb göz alıcı hale getirmek, büyülemek, büyü yapmak  
glamorous Adjective büyüleyici, göz alıcı, göz kamaştırıcı cazibeli  
glamorously Adverb  
glamorousness Noun  
glamour, glamorize, glamorous, glamorously, glamorousness
Örnek Cümleler (Veri tabanına kayıtlı toplam 6 örnek cümle bulundu.)

1 - Fuel producers and jetmakers are keen to showcase novel forms of aviation fuel deemed less harmful to the climate, from used cooking oil to the distinctly less glamorous meat waste.
Yakıt üreticileri ve jet üreticileri, kullanılmış pişirme yağından daha az zararlı olduğu düşünülen yeni türlerde havacılık yakıtlarını sergilemek istiyorlar.

2 - Advertisements often glamorize products, creating high expectations that may lead to consumer disappointment.
Reklamlar genellikle ürünleri cazibeli hale getirerek tüketici hayal kırıklığına neden olabilecek yüksek beklentiler yaratır.

3 - Despite the popularity of true crime documentaries, experts caution that excessive exposure may glamorize criminal behavior or fuel fear-based narratives.
Gerçek suç belgesellerinin popülerliğine rağmen, uzmanlar aşırı maruz kalmanın suçlu davranışı romantize edebileceğini veya korku temelli hikayeleri tetikleyebileceğini uyarıyor.


*Cümlelerin Türkçe çevirileri bir yapay zeka uygulaması aracılığıyla elde edilmiştir!

Diğer cümleleri görüntülemek için üye girişi yapınız.

İletişim Formu

 

E-bülten Üyeliği

 

*Aylık kelime çalışmaları ve YDS tüyoları, YDS'ye özel soru ve kelime listelerini içeren bültenlerden haberdar olun.

**E-bülten aboneliğinizi iptal etmek için tıklayınız.