frighten

Kelime Tür Anlam Eş Anlam Zıt Anlam Sık Kullanılan
frighten Verb korkutmak, dehşete düşürmek, ödünü patlatmak, ürkütmek
fright Noun korku  
frightened Adjective korkmuş, ürkmüş scared, terrified  
frightening Adjective korkunç ; korkutma scary, terrifying  
frighteningly Adverb korkutucu bir şekilde terrifyingly, alarmingly, horrifyingly  
frighten, fright, frightened, frightening, frighteningly
Örnek Cümleler (Veri tabanına kayıtlı toplam 12 örnek cümle bulundu.)

1 - Phobic individuals may spend much time worrying about their fears and may be too frightened to carry out normal activities.

2 - Even if the so-called swine flu turns out to be less frightening than first feared, it is only a matter of time before a deadlier one comes along.

3 - For many entertainers, stage fright is an enemy that only willpower and experience can conquer.

4 - The government is convinced that the bombers want to frighten away foreign investors.

5 - One of the most frightening and destructive phenomena of nature is a severe earthquake and its terrible aftereffects.


Diğer cümleleri görüntülemek için üye girişi yapınız.

İletişim Formu

 

E-bülten Üyeliği

 

*Aylık kelime çalışmaları ve YDS tüyoları, YDS'ye özel soru ve kelime listelerini içeren bültenlerden haberdar olun.

**E-bülten aboneliğinizi iptal etmek için tıklayınız.