fix

Kelime Tür Anlam Eş Anlam Zıt Anlam Sık Kullanılan
fix Verb onarmak, düzeltmek
fixed Adjective sabit, değişmez, kararlaştırılmış, önceden ayarlanmış  
fix, fixed
Örnek Cümleler (Veri tabanına kayıtlı toplam 16 örnek cümle bulundu.)

1 - The whole business of having meals at fixed intervals is nothing but a social convention and, in modern life, a matter of convenience.

2 - To ensure the certain destruction of tuberculosis and other disease germs in milk, it must be held at a fixed temperature for a fixed time.

3 - The belief that continents have not always been fixed in their present positions was first suggested as early as 1596 by the Dutch map maker Abraham Ortelius.

4 - For years experts have believed that learning ability of individuals was a fixed capacity.

5 - Many of Egypt's ruins are unfortunately being destroyed by the very people who were hired to fix them.


Diğer cümleleri görüntülemek için üye girişi yapınız.

İletişim Formu

 

E-bülten Üyeliği

 

*Aylık kelime çalışmaları ve YDS tüyoları, YDS'ye özel soru ve kelime listelerini içeren bültenlerden haberdar olun.

**E-bülten aboneliğinizi iptal etmek için tıklayınız.