fascinate

Kelime Tür Anlam Eş Anlam Zıt Anlam Sık Kullanılan
fascinate Verb büyülemek, cezbetmek
fascinating Adjective büyüleyici  
fascination Noun büyüleme, cazibe, çekicilik  
fascinate, fascinating, fascination
Örnek Cümleler (Veri tabanına kayıtlı toplam 23 örnek cümle bulundu.)

1 - A guidebook from the 1880s offers fascinating insight into Jersey's tourism history.

2 - The attempt to understand, measure and predict earthquake is by no means a modern fascination.

3 - One of the fascinating things about the stock market is that, while circumstances change from generation to generation, the underlying issues remain much the same.

4 - The daily existence of ancient civilizations has been a source of fascination for both historians and archaeologists over the centuries.

5 - With its incredible wildlife and beautiful landscapes, the African continent has long been a source of endless fascination.


Diğer cümleleri görüntülemek için üye girişi yapınız.

İletişim Formu

 

E-bülten Üyeliği

 

*Aylık kelime çalışmaları ve YDS tüyoları, YDS'ye özel soru ve kelime listelerini içeren bültenlerden haberdar olun.

**E-bülten aboneliğinizi iptal etmek için tıklayınız.