| Kelime | Tür | Anlam | Eş Anlam | Zıt Anlam | Sık Kullanılan |
|---|---|---|---|---|---|
| face | Verb-Noun | bakmak, göğüs germek, karşı olmak, ön, yüz, çehre, surat, sima | |||
| face up to | Verb | kabul etmek, katlanmak, yüzleşmek, göğüs germek | to accept, to admit, to acknowledge | ||
| face with | Verb | karşılaşmak, yüzyüze gelmek | |||
| face, face up to, face with | |||||
| Örnek Cümleler (Veri tabanına kayıtlı toplam 591 örnek cümle bulundu.) | |||||
|
1 - The unexpected collision with the startup world brought him face to face with its chaotic charm.
2 - In an age where crosscultural understanding is demanded of a global citizen, and where most students have little or no opportunity to interact face-to-face with someone far away, e-mail is singularly cost and time effective .
3 - Many people avoid stillness because it brings them face to face with feelings they have spent years trying to outrun.
*Cümlelerin Türkçe çevirileri bir yapay zeka uygulaması aracılığıyla elde edilmiştir! Diğer cümleleri görüntülemek için üye girişi yapınız. |
|||||