| Kelime | Tür | Anlam | Eş Anlam | Zıt Anlam | Sık Kullanılan |
|---|---|---|---|---|---|
| disturb | Verb | rahatsız etmek, bozmak, kaygıya neden olmak | disturbance (adjective) disturbed ≠ undisturbed disturbing (verb) disturb (adverb) disturbingly | ||
| disturbance | Noun | karışıklık, karmaşa | |||
| disturbed | Adjective | ||||
| disturbing | Noun | ||||
| disturbingly | Adverb | ||||
| undisturbed | Adjective | ||||
| disturb, disturbance, disturbed, disturbing, disturbingly, undisturbed | |||||
| Örnek Cümleler (Veri tabanına kayıtlı toplam 132 örnek cümle bulundu.) | |||||
|
1 - Disturbing or disturbing events can have emotional impacts on individuals.
2 - The highest suicide rates occur among older people, but suicide has been on the rise among young people for several decades and is now disturbingly high even among teenagers.
3 - The disturbingly high levels of pollution in the city have raised concerns about the long-term health effects on its residents.
*Cümlelerin Türkçe çevirileri bir yapay zeka uygulaması aracılığıyla elde edilmiştir! Diğer cümleleri görüntülemek için üye girişi yapınız. |
|||||