| Kelime | Tür | Anlam | Eş Anlam | Zıt Anlam | Sık Kullanılan |
|---|---|---|---|---|---|
| breed | Verb | beslemek | |||
| breed | Verb | yavrulamak, üremek | |||
| breed | Noun | tür, cins | |||
| breeding | Noun | doğurma, yetiştirme, üretme, üreme | |||
| breed, breeding | |||||
| Örnek Cümleler (Veri tabanına kayıtlı toplam 58 örnek cümle bulundu.) | |||||
|
1 - Horse owners who plan to breed one or more mares should have a working knowledge of heredity and know how to care for breeding animals and foals.
2 - Draining temporary ponds during the breeding season can reduce breeding opportunities despite leaving substantial habitat intact.
3 - Some people believe that the war in Iraq has only succeeding in helping to breed more terrorism in the region.
*Cümlelerin Türkçe çevirileri bir yapay zeka uygulaması aracılığıyla elde edilmiştir! Diğer cümleleri görüntülemek için üye girişi yapınız. |
|||||