flourish

Kelime Tür Anlam Eş Anlam Zıt Anlam Sık Kullanılan
flourish Verb gelişmek
flourishing Adjective gelişen, gelişmekte olan  
flourish, flourishing
Örnek Cümleler (Veri tabanına kayıtlı toplam 13 örnek cümle bulundu.)

1 - Science plays have a long history, but today they are flourishing, both in quantity and quality, as never before.

2 - The abundant natural resources on earth have created an environment in which humankind has been able not merely to survive but to flourish.

3 - Car industry had been flourishing rapidly until the government imposed a high tax on the sale of imported cars.

4 - With the growth of ancient empires, development of travel began to flourish as people had to travel between central government and outlying territories.

5 - The size of the drugs haul shows that the international trade in heroin is still flourishing.


Diğer cümleleri görüntülemek için üye girişi yapınız.

İletişim Formu

 

E-bülten Üyeliği

 

*Aylık kelime çalışmaları ve YDS tüyoları, YDS'ye özel soru ve kelime listelerini içeren bültenlerden haberdar olun.

**E-bülten aboneliğinizi iptal etmek için tıklayınız.