blossom

Kelime Tür Anlam Eş Anlam Zıt Anlam Sık Kullanılan
blossom Verb-Noun çiçek açmak, serpilmek, gelişmek, canlanmak; çiçek
blossom, blossoms, blossomed, blossoming
Örnek Cümleler (Veri tabanına kayıtlı toplam 10 örnek cümle bulundu.)

1 - Although cell therapy has suffered setbacks, other areas of research have blossomed.

2 - During wartime, in the United States, the study of social psychology blossomed, as the threat from Hitler and his followers became all too clear.

3 - She gave him her phone number and their blossoming friendship took place mainly over text message and by phone.

4 - Four-year-olds will show greater interest in the outside world, and their imagination will blossom.

5 - The city’s live-music industry is blossoming as arena headliners deem it a required stop and festivals thrive there.


Diğer cümleleri görüntülemek için üye girişi yapınız.

İletişim Formu

 

E-bülten Üyeliği

 

*Aylık kelime çalışmaları ve YDS tüyoları, YDS'ye özel soru ve kelime listelerini içeren bültenlerden haberdar olun.

**E-bülten aboneliğinizi iptal etmek için tıklayınız.